15 Mayıs 2009 Cuma

İyi veteriner - Kötü veteriner

Bu sabah hayatımdaki en kötü sabahlardan biriyle uyandım. Sabah 5:33'de ev arkadaşımın sesiyle solda gördüğünüz bu muhteşem yaratığın 7. kattaki evimizin balkonundan düştüğünü öğrenerek uyandım. Çenesi yamuktu, ağzını tam kapatamıyordu, ayağa kalkamıyordu, kan içindeydi. Sabahın bu saatinde neresi açık olur diye düşünmemize fırsat kalmadan 3-4 ay önceki kızgınlık döneminde gecenin 3 ünde yatıştırıcı ilaç aldığımız vetlanda gittik. (kozyatağı Carrefour'un karşısında, yan yolun üstünde.) Veteriner kardeşimiz Ali Bey yoktu haliyle, sadece asistanı vardı. İç kanamaya karşı bir ilaç ardından da 2 sakinleştirici yaptı. Ardından doktoru aradı ve kalçasının, kuyruğunun ve çenesinin kırıldığını söyledi bize. Serum vermek için bir kolunu traşladı, huysuzlandı pakize hanım, muaffak olamadı. Diğerini kazıdı; onda da muaffak olamadı. Bu sırada saat 7:30'u bulmuş, Berrak'da gelmişti. Pakize garip garip soluyor, yaptığı sakinleştiricilerin etkisiyle ölü gibi yatıyordu. Veterineri sorduk; bilmiyorum, geç gelebilir dedi. O an karar verdik. Bu kötü veterinerdi.

Telefonumdan cerrahi müdahale yapabilecek bir yer aradım bir süre; isim benzerliği kıllandırsa da vetline diye bir yer bulduk. (kadıköy anadolu lisesi karşısında) (daha sonra öğrenecektim ki; Türkiye'nin arka bacak protezini uygulayan 1990 dan beri açık bir hayvan hastanesiymiş.) Aradık, hemen gelin dediler, apar topar kalktık. Pakizeyi kabına koyup hemen vetlinea gittik. Aylin hanım bizi kapıda karşıladı. Hemen muayenehaneye aldılar. Bir önceki yerde yapılan ilaçlara baktılar. Lüzumsuz derecede sakinleştirici vurulduğu ve tanı koymak için düşmenin şokunu atlatması gerektiğini söylediler. Sinirimden kudurdum resmen. Bir önceki yerde gelmek bilmeyen Ali bey asistanına yanlış direktif vermişti belli ki. vetlinedaki asistan arkadaşlar Aylin hanım ile göz açıp kapayıncaya kadar serum kelebeğini takıverdiler.

Burada kısa bir es, ben iğne görünce tansiyonu düşen bir adamım malesef. Bu sebeple aşağıda bir sigara içmeye çıktım. 5 dakika sonra yukarı çıktığımda pakize neredeyse tertemizdi. Kalçasındaki kanamanın bir sıyrıktan olduğunu gösterdi bize, poposu morarmıştı. Kalçasının kırıldığını değil, kırıktan şüphelendiğini söyledi. Röntgen çekmemiz lazım dedi. Güzel kızım bu arada sakinleşmeye başlamıştı. İç kanamasının olup olmadığına gözlerinin beyazlarına bakarak değil, adını anlamadım bir test yaparak karar verdi. Vardı, ama mühim değildi. Aşağı indik, bize durumun ne olduğunu, neden endişelenmememiz gerektiğini anlattı. Aylin hanım'ın iyi bir veteriner olduğunu anladığım ve ellerimin titremesinin geçtiği an bu andır.

Saat 3:30 gibi aradığımda telefonda kızımın iyi olduğunu kendini temizlemeye başladığını söyledi. Çenesi düşündüğümüzden daha az problem olacakmış.

Şimdi kızım vetline'da 1 saat kadar sonra röntgenini çekecekler. Son durum için sizi arıyacağız dedi, ama biz dayanamayız sanırım, birazdan gideceğiz görmeye kızımızı.

Hastası olmuş her hayvanı kendi çocuğu gibi seven bir veteriner bulduğum için şanslı hissediyorum kendimi. Ve aman diyorum, siz siz olun, veterinerinizi iyi seçin.

5 Yorum:

Yara dedi ki...

geçmiş olsun :((

ALTINER dedi ki...

geçmiş olsun :(((

Dat dedi ki...

Geçmiş olsun kardeşim. Maalesef bu memlekette işini iyi yapmayan insanlar çok.

musluk contasi dedi ki...

Gecmis olsun! bi salak bizimki diil demekki! camlara pencerelere dikkat bzim kiz 2 kere atladi cunku.

Özgür Akman dedi ki...

Hepinize teşekkürler arkadaşlar... Operasyon bugün, umarım iyi geçecek...

Yorum Gönder